Son dönemde yapılmış detaylı bir emniyet operasyonu, yediemin otoparklarındaki yoğun hırsızlık ve vurgun işleriyle ilgili önemli gelişmeleri ortaya çıkardı. İstanbul merkezli operasyon kapsamında, sekiz ilde gerçekleştirilen geniş çaplı baskınlarda, toplam 32 zanlı gözaltına alındı. Operasyonun temelinde, otomobillerden çeşitli yöntemlerle milyarlarca lira tutarında hırsızlık yapılması yatarken, olayın boyutları ve çetenin karmaşık yapısı dikkat çekti.
Operasyon, yaklaşık altı ay süren teknik ve fiziki takipler sonucunda gerçekleştirildi. İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Balıkesir ve Tekirdağ gibi illerde düzenlenen eş zamanlı baskınlar, suç çetesinin tripotlarını ve finansal yapılarını ortaya çıkardı. Üzerinde çalışılan kıskıvrak yakalama ve delil toplama sürecinde, çetenin yüksek kademelerinde yer alan bazı yöneticilerin de gözaltına alınması, olayın ciddiyetini ortaya koydu. Bu kişiler arasında, otopark işletmecileri ve çeşitli iş insanlarının da olduğu bilgisi paylaşıldı.
İşte bu çetenin kullandığı çeşitli yöntemler, yetkililer tarafından detaylıca açıklandı. Şüphelilerin ilk yönteminde, yediemin otoparklarına bırakılan otomobillerden değerli parçaları sökerek bunları yedek parça olarak sattıkları tespit edildi. Daha da ilginç olan yöntem ise, otoparklarda tutulup ihaleye çıkartılacak araçların motor, kapı ve koltuk gibi parçalarını önceden sökerek, otomobilin gerçek değerinin çok altında bir fiyatla alım yapıp, tekrar birleştirerek araçların satışını gerçekleştirmeleri oldu. Bu sayede, araçların gerçek değerinin yaklaşık onda biri fiyatına mal edilerek, önemli bir kar sağladıkları belirlendi.
İleri teknolojiyi de kullanan çete üyeleri, yapay zeka teknolojilerinden faydalanarak sahte bilirkişi raporları hazırladıkları ve böylece hasarlı olmayan araçları uygun fiyatlara alıp, sonradan tamir ederek kar etmeyi başardılar. Ayrıca, vergi borcu veya haciz nedeniyle satılması engellenmiş araçların da satışlarını organize ettiler. Bu işlemler sırasında, araç sahiplerinin borçlarını gizlemek veya çiplerini, hacizleri atlatmak için sahte belge ve düzenlemeler kullandıkları tespit edildi. Hatta, bazı araçlar üzerinde devletin haciz uygulaması olsa da, çetenin devreye girdiği ve araçları üçüncü kişiler adına aldıkları söylendi.
Çetenin organizasyonel yapısı ise oldukça kapsamlı ve karmaşık. Yüksek kademedeki üyelerin karıştığı bu operasyon sayesinde yaklaşık 1,5 milyar lirayı bulan usulsüz kazanç sağlandığı tespit edildi. Soruşturmanın detaylandırılması ve gerçek vurgun tutarının netleştirilmesi için MASAK’ın inceleme ve rapor çalışmaları devam ediyor. Ekonomik anlamda büyük zararlar veren bu olay, özellikle devletin vergi gelirleri ve kamu alacaklarının tahsilinde engeller oluşturan ciddi bir suç ağı olarak dikkat çekiyor.
Operasyon sırasında elde edilen önemli bilgilerden biri de, suç örgütünün para ihtiyaçlarını karşılamak için kolayca nakit bulamamalarına rağmen, araç parçalarını hemen satıp likidite yaratma planları yaptığıdır. Bazı şüphelilerin, “Şu anda nakit yok, birkaç radyatör veya sigorta parçasını sökün ve paraya çevirin” gibi direktifleri polis tarafından kayda alındı. Tüm bu prosedürler, suçun ne kadar sistematik ve geniş çaplı olduğunu gözler önüne serdi. Şu an gözaltında bulunan zanlılar, nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırmak ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlamalarla adliye sevk edildi. Bu dava, hem hukuki hem de ekonomik açıdan ciddi sonuçlar doğuracağa benziyor.
